|
|
|
|
Türkçesi Varken!
|
Türk Kültürü
|
TÜRKÇE (LEŞTİRME) YE DOĞRU.... |
|
Mustafa Köse tarafından yazıldı
|
|
Pazartesi, 07 Temmuz 2008 22:48 |
|
İttihatçılar tarafından yer adlarının değiştirilmesi, Türkçeleştirilmesi izledikleri iskan politikasının bir parçası olarak Balkan Savaşları sırasında gündeme gelir. Türkçü çizginin ön plana çıkmasıyla birlikte de, 1. Dünya Savaşı sırasında süreç hız kazanır.Yalnız yerleşim yerleri değil, dağ, ova, orman, nehir isimleride değiştirilir. Resmen Başkomutan V. sıfatıyla Enver Paşa'nın 5 Ocak 1916 tarihinde yayımladığı bir talimatname ile bu çalışma başlamıştır. Kahramanımız Sakarya Şehidi Binbaşı Hüseyin A.ALPARSLAN ise, Yusuf AKÇURA' -nın başında olduğu Türk Yurdu dergisinde 7 Şubat 1327(1911) tarihli "Türkçenin başına gelenler gelmekte olanlar- yapma değiştirmelerden" başlıklı makalesinde konuyu işlemiş, Türkçeliştirmeyi savunmuş, Türklerin Anadolu ve Paşaelini(Rumeliyi) ele geçirdiği yıllarda pek çok yere Türkçe isim vermişken, daha sonraları ve özellikle son yüzyılda bu isimlerin Arapça ve Farsça yapıldığını örnekleriyle ortaya koymuştur. Hüseyin Avni'nin 1911'de konuyu ele alması ve ön araştırma yapmış olması, onun bu konuda da öncü olduğunu açıkça göstermek -tedir... Cumhuriyet döneminde yer adlarının Türkçeleştirilmesi konusunda defaten çalışmalar yapılmıştır. Verilen ve verilecek adlar konusu tartışmalara yol açmıştır. |
|
Son Güncelleme ( Salı, 08 Temmuz 2008 09:34 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Ragıp Ozan FALAY tarafından yazıldı
|
|
Pazar, 06 Temmuz 2008 16:24 |
|
Merhaba ;
Dil bugün en çok kullandığımız ve hala iletişimde eksik bıraktığıımız bir nokta.Temel bazda düşündüğümüzde aynı dili konuşupta anlaşamyan başka bir toplum olduğunu şahsen sanmıyorum bu bana konuşma engelli insanlarımızı gördüğümde hissettiriyor kendini.. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Türkçe Topluluğu umarım insanlar arası diyalogda önemli bir yeri olan Türkçenin zenginlikleri ve geliştirilebilir düzeye ulaşması için gereken bir mihenk taşı olacaktır.Böyle bir çalışma ve uğraşta bende Türk Müziğimizin Türkçeyle birlikte ne kadar geliştirebilir ve dinlenebilr olduğunu anlatmaya çabalıyacağım.Beni de bu mücadelenin içine aldıkları için bu topluluğa teşekkürü bir borç biliyorum. Unutmayınız ; Bilgi Paylaşıldıkça BİLGiDİR.... Öncelikle Türk Tarihi açısından gerekli olan temel bilgileri bilmek herşeyden önemlidir.Aslında bu tip bilgiler biraz sıkıcı gelsede önemli bilgiler aktarmadan yada geçmişi öğrenmeden gelecek hakkında yorum yapmamız yanlış diye düşünüyorum. |
|
Son Güncelleme ( Perşembe, 31 Temmuz 2008 21:37 )
|
|
Devamını oku...
|
|
İlyas ÇOLAK tarafından yazıldı
|
|
Pazar, 06 Temmuz 2008 15:38 |
|
Kutadgu Bilig, Türk dilinin en temel eserlerinden ve Türk dili araştırmalarının en mühim kaynaklarındandır. İslâmî Türk edebiyatının adı bilinen ilk şair ve düşünürü 11. yüzyılın başlarında Balasagun'da doğmuş olan Yusuf Has Hâcib tarafından kaleme alınmıştır. Eserini Balasagun’da yazmaya başlayan Yusuf, 1068 yılında memleketinden ayrılarak Doğu Karahanlı Devleti’nin merkezi olan Kaşgar’a gitmiş ve eserini 18 ay sonra, 1069 (Hicrî 462) yılında burada tamamlamıştır. Kitabını bitirince bunu, Karahanlı hükümdarı Tabgaç Buğra Han’a sunmuş, Han da eseri çok beğendiği için Yusuf’u, takdiren “Hâs Hâcib (Uluġ Hâcib)” tayin etmiştir. |
|
Son Güncelleme ( Perşembe, 10 Temmuz 2008 15:57 )
|
|
Devamını oku...
|
|
İki Türk Boyu : Zaza ve Kurmanclar |
|
Hayri Başbuğ tarafından yazıldı
|
|
Perşembe, 03 Temmuz 2008 15:14 |
Türkiye üzerine oynanan oyunları daha iyi anlabilmek için başından sonuna dek okunması gereken bir makaledir.Yaklaşık olarak bir buçuk asırdan beri, gerek Türkiye’de ve gerekse Türkiye dışında, özellikle Avrupa’da, Kürttürkleri hakkında çok şey söylendi, çok şey yazıldı ve çizildi. Bunlar, ilmi düşüncenin ötesinde çoğu kere bir amaca yönelik yaklaşımların mahsulü olmuştur. |
|
Devamını oku...
|
|
İlyas ÇOLAK tarafından yazıldı
|
|
Perşembe, 03 Temmuz 2008 14:04 |
|
Türk hat Sanatı denilince, Türklerin İslamiyeti kabul edişlerinden sonra okuma yazma vasıtası olarak seçtikleri Arap asıllı harflerle vücuda getirilen sanat yazıları anlaşılır. Ancak şunu hemen belirtelim ki Arap harfleri İslamiyetin zuhurundan sonra yavaş yavaş estetik unsurlar kazanarak, bu hal VIII. Yüzyılın ortalarından süratlenmiş; Türklerin İslam aleminde oldukları çağda zaten mühim bir sanat dalı haline gelmişti. Bu sebeple evvela Arap asıllı harflerin bünyesi ve İslam'ın ilk asırlarında gelişmesi hakkında kısa bir bilgi vermek gerekecektir. |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 > 2 |
|
|
Bu Site [Shevko] Tarafından Yapılmıştır.
|